Bir başkasını unutmaya çalışırken kendinden olmak...

1/7/2009

şimdi...

Sadece o saçma hayat mücadelesi olmamalı yapılanlar...Eğer bir yerde bir senaryo yazılmışsa ve herkes kendi rollerini oynuyorsa bununda bir anlamı olmalı..Bir sonun başladığı yerde bir ilkin bitmesi ihtimalinin olduğu kadar anlamlıyız.Şüphesiz hepimizin kendine göre yalanları var ve sırf bunlara tutunarak yola devam ediyoruz. Bazen yanında uyandıklarımız aynı evi paylaştıklarımız bile yadırganıyor. Çünkü aslı biz kendi sorularımıza cevap bulmadan kendimizi kanıtlayamadan hep başkalarının hayatına müdahil oluyoruz.Sonra da kızılca bir kıyamet..ama bazılarımızın yalanları diğerlerine pahalıya mal olabiliyor bu yalanlar bazılarını mutlu ederken bazılarının hayatlarını mahvediyor..Egosu sayesinde kendine güveni tam olup kendi gibi doğal olabilen birini hiç tanımadım şimdiye kadar.Belki de vardır ama benim hayatımda değil.Bazılar inkar etse bile kocaman bir yapaylığın içinde büyüyoruz.Kimsin demek yerine kime benzemeye çalışıyorsun demek daha doğru olacaktır tahminimce...
birçokları kim olduğunu bilmezken hatta düşünme bile gereği duymazken nasıl kendi sorularına cevap versinler?Ve hangi amaçla her yeni sabaha uyandıklarını keşfetsinler? Zavallı insanlar topluluğu olmak çabası anlamak çabasından ilerde.Ve her şey daha anlamsız ve her şey daha komplike. Kimseyi sarmamış bir sevmek telaşı herkesi terk etmekte....

17/6/2009

SIFIRDAN BAŞLAMAK...

tüm gereksizlikleri kendimden uzaklaştırma evresindeyim...yavaş yavaş ama emin adımlarla..gereksiz şeyleri..gereksiz insanları...gereksiz olan ve zara veren herşeyi...

17/6/2009

sevmezsen acımazsın...

"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
 yaşıyormuş insan herşeye,herkese rağmen yaşıyor...acı ceke ceke hemde öyle bir yaşıyor ki...kanaya kanaya..öle öle..ama yaşıyormuş işte...

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.

Hep böyle oldu işte.ben çok sevdim.hemen sevdim.içten çok içten sevdim..karşımda göremeyen gözler..körleşmiş.amaç başka..aradıkları kişi çok başka...benim gibiler böyle laflar etmemeli..böyle beylik laflar.gerek yok işte..daha kanatır seni başka bir işe yaramaz ki...

Çok sevmezsen, çok acımazsın

bir erkeğe yada bir kadına..verme değer..insanoğlu değil mi..ölümlü değil mi.neden değer yüklüyorsun ki..bigün gitmeyecek mi..bitmez mi sanıyorsun..bitmeyecek mi...

Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

işte problem burada..sahiplendiği için ait olmak..o kim ki?kim oluyor da sahipleniyorsun..daha önce var mıydı hayatında?..birden girdi..birden gider..neden güveneceksin?ait olmak da nesi?kimseye ait olamazsın ki kimsenin değilsin.kendine aitsin sen.yaratıcına aitsin sadece

Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.


Yaşamak için neye ihtiyacın var senin?hava,su,para,yiyecek...diğerleri olmadan yaşayabiliyorsun..sadece bunlar yaşatıyor seni..damarındaki kan yaşatıyor seni..kimse değil..vücüdunun yaptığı o kan yaşatıyor..kendi kalbinden çıkan...damarından akan..kalbin besliyor seni o çok hırpaladığın..herkesin üzmesine izin verdiğin kalbin yaşatıyor seni...

İlle de bir şeyleri sahipleneceksen
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.


Bunlar değil mi hep etrafında olan..senden önce de olan..senden sonra da devam edicek olan..renkler değil mi...

Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

bir renke ait olmak...o rengi sahiplenmek demk..cennete ait olmak...tüm bu olanlar içinde özünü koruyabilmek demek...ama sahiplenmeden..çünkü tek bir sahibi var tüm bunların..çünkü tek bir yaratıcı...neden sahiplenesin...



17/5/2009

...17 MAYIS 2009...

taş yerinde ağırdır......

şunu öğren artık ilk saydığımsın...

bazı insanlar kendilerini değersiz hisseder bu bazen uzun sürebilir.ama aslında herkes değerlidir.bazıları da kendilerini göz önünde göstermek için diğerlerini hiçe sayar...

sen zaten doğruyu bulmuştun ben sana yürümeni gösterdim...

sen gerçekten çok iyisin.özlem ben seni mutlu edemedim.karşına o kişi çıktığında beni anlıyacaksın.....

sözlerin...senin sözlerin...beni delip geçen..allak bullak eden..senin siahların...kalbimi delik deşik eden...

bir yandfan da şu lanet olasıca umut...

artık aramızda hiç bir şey olmayacağı %100 olmasına rağmen..
hala içimden atamadığım ..geri döneceğin umudu....

dün seni nasıl da telaşlandırdım..ne kadar da hoşuma gitti...çünkü sadece bu anlarda beni taktığını anlayabiliyordum...nasıl da kızdın bana..nasıl da hoşuma gitti seni sinirlendirmek..ama biliyorum herşeye rağmen...BENİMLE OLMAYACAKSIN...

oysa ne kadar da çok isterdim ...benimle olmanı..sadece benim olmanı...sadece beni düşünmeni...kalbinde sadece ben olmayı isterdim..o kalbin her bir hücresi bana ait olsun..benim için atsın isterdim...
Bugün sahildeydim..bi yandan içip bir yandan köpek gibi ağlarken haykırdığım tek şey...
Allahım bana hiç bir şey vermeseydi de sadece onu verseydi demek oldu...,

Herkes kendi yolunu çizer....

Unutmaya çalışıyor.işi zorlaştırmış olurum....


sözlerin


senin sözlerin....

senin silahların...
çekip kalbimi delik deşik ettiğin...


atamıyorum içimden işte.lanet olsun...hiç bu kadar lanet etmedim ki ben hiç bir şeye...

sanki ben çok bayılıyorum böyle acı çekmeye...

çok mu meraklıyım başıma dert almaya....

bişey duyuyo çekip gidiyo..doğrusunu söylüyoz ona da çekip gidiyo ..ben ne yapabilirim şimdi....

sözlerin...............

bugün içim göçercesine zırlarken yemin ettim..çok büyük bir yemin.O kadar lanet ettirdin ki...
bir daha asla böylesine sevmeyeceğim hiç bir erkeği...seveceğim ama böylesine sevmeyeceğim...çünkü bu kadar temiz,bu kadar masum,bu kadar sadık,bu kadar içten bi sevgiyi hiç bir erkek hak etmiyor ...etmez..benim sevgime hiç bir erkek layık değil ...olmaz..
o kadar kutsaldır benim sevgim o kadar narindir o kadar tektir o kadar katıksızdır...

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR....
-kişi kendisini iyi hissettiği, sevildiği, sevdiği yerde bulunmalıdIR...
-her şey bulunduğu yerde daha kıymetlidir, başka bir yerde değeri anlaşılmaz
-kişinin sallanmaması durumunu deyimle anlatım şeklidir
-

-Herkes, her şey kendi çevresinde önem taşır. Çünkü kişi bulunduğu yerde tanınmış, kendisine bir çevre edinmiş, hatırı sayılır bir yere gelmiştir. Yabancısı olduğu bir yerde yeterince tanınmadığı gibi kıymeti de bilinmez.

-ilk aşkın gönülde yer bulması, diğerlerinin onun ağırlığını yakalayamaması ..........

bana söylediğin bu söz..hiç anlayamadığım.....bak nasıl anlamları varmış....

13/5/2009

hayaletlerle devam etmek...

boşluk...ama en çok da acı...kor gibi..zehir gibi acı..dumanlı..isli acı..hayaletlerden hayatıma uzanan eller..o hayaletin hayatımı mahvedişi..kalbimi köreltişi..bu yanlış..bu olmamalı..senin kendine sorduğun soruyu bana da sordurdun..böyle mi olacaktım ben..senin nefretinin yansıması mı..unutamadığın bir sevdadan kaçarken tuttuğun ama sonsuza kdar kırdığın bir dal mı..yine attın içime o zehri..lanet olası işte başladı yine..ben neden böyle oldum peki..sizin ..senin ve sevdiğin o kızın ..o kızın günahlarını neden ben ödüyorum..böyle mi olacaktım ben..hayaletlerin yaptıklarının bedellerini ben mi ödeyecektim..bnim sırtımda mı kalıcaktı yükümlülük kamburu..kıracağın dal mı olacaktım...can havliyle çırpınırken beni de mi boğacaktın..beni de mi çekecektin bataklığına..şimdi ben can havlindeyim..şimdi ben çırpınıyorum..zehir işte zehir ...hayaletlerin laneti..ki başından beri hissederdi kalbim vardı aramızda bir hayalet bana bakarken yüzümde onun yansımasını gördüğün ve yine o hayaleti kaybetme korkusuyla dolu dizgin benden kaçışın ..son sürat..benden nefret edişin..sırf senden o hayaleti uzaklaştırabilme ihtimalimden..ama yok..kalbim hiç bu kadar kırılmadı..iki aşk..ikisi de aynı..ikisinde de aynı hayalet...ve ikisinde de aynı son...yandığım kaybolan zamanım..ilkinin içime attığı lanet tohumu ve ayağını sürüyerek ikinci hayaleti çekişi ve ikincinin içimde bıraktığı kocaman bir hortum...ve o hortumun ben olan beni yutuşu..masumiyetimi,temiz sevgimi,beni yutuşu...böyle mi olacaktım ben..ben sana mı benzeyecektim...senin gibi mi olacaktım ben..bedel mi ödeyecektim..bu bir lanet..ama en çok da nefret...bu bir ah...ama en çok da beddua...

« Önceki —